Aile Şiirleri

sametuzun
Mesajlar: 507
Kayıt: Prş Haz 09, 2016 12:48 am

Aile Şiirleri

Mesajgönderen sametuzun » Prş Haz 16, 2016 3:52 pm

Asri Aile

Nazik, komilfo; kibar; elegan; janti, ince
Hatıra bu gelmez mi asrilik denilince?
Dil, din farkı gözetmez; genç, ihtiyar her yaşta
Asrilik şartı gelir bunlar için en başta

Hepsi koket, hepsi şık, düzgün kıyafet kılık
Kadınları çaçaron, erkekleri kılıbık
Haftada dört beş gece gelirler bir araya
Kimi şebeğe dönmüş,kimi de maskaraya

Viski, kokteyi; likör, mezeler bol sadöviç
A dö tbl bakara, frap; poker; bezik; briç
Şen müzik divertisman kontuvarı eğlenceler
Sabah olurken biter olan sonsuz geceler

Her gece birkaç yüz papeli sökülüşler
Ayrılırken el sıkıp kırılıp dökülüşler
Hakikatı bilmeyen her halde gıpta eder
Ah ne yüksek yaşayış; ne mesut insanlar der

Asrilik ne demektir anlaması biraz zor
İç yüzünü öğrenmek istersen gel bana sor
Dikkatli bak görürsün ne kadar tersine iş
Uçuruma sürükler cemiyeti bu gidiş

Otuz yıldır gezerim mühiti adı adım
Her inkılap devrinde bir terakki ardım
Yazık ki rastlamadım çok gayret ettimse de
Bizdeki asriliği görmedim hiç kimsede

Bir hasbihal edelim ben sana alayım
Bu çok mühim yarayı deşeyim kanatayım
Biraz daha geçerse can evine girecek
Asrilik denen afet bünyeni kemirecek

O tertemiz varlığın çürüyüp kanayacak
Kangren olup çıban her yerini saracak
Asrilerde bulunmaz dostluk,vefa,müveddet
Yalandır,hep riyadır; samimiyet,muhabbet

İşit,fakat inanma o yıldızlı sözünü
Elinden gelse oyar birbirinin gözünü
Sahtedir,gösteriştir ocicili şeyler hep
Candan dosttur sandığın kalkar seni zemmeyler

Ne ahbaplık hissi var ne hak ve hukuk tanır
Ne kimseden sıkılı ne Allahtan utanır
Erkek adı donkişot,kadında yok ar haya
Namus; dinden bahseden burada kalır yaya

Lükstür tuvalettir onlardaki her iman
Mübalağa değildir bu saydıklarım inan
Saç,kaş,kirpik,göz,dudak,yanak hepsi denk
Altın rengi toz penbe beyaz kızıl kara renk
........................................................................

İsraf günahtır dersen katılır güle güle
Binlerce lira verir birkaç metrelik tüle
Saçlar kuaför ister,pamuk eller manikür
Vücuda masaj lazım ayaklara pedikür
.......................................................................

Aklın varsa sokulma,laç onlardan uzağa
Görünüşe aldırma tutulursun tuzağa
Asriliğe imrenir bakarken sağa sola
Hali vakti yerinde kimseler düşer ağa

Üşüşürler başına içki kumar boğarlar
Metelik kalmayınca art kapıdan kovarlar
Asri denen kibarın dolabı böyle döner
Lakin öbür tarafta birçok ocaklar söner
...................................................................

Asriler işte böyle yarı Türk yarı frenk
Kadınlar çaçaron kozmopolittir erkek
Bunlardan gelen nesil vatan millet tanır mı?
Müslümanlık kaygusu Türlük duygusu var mı?

.........................................................................

Oğlan hoppa, kız züppe,ana sürtük, baba kaz
Bundan daha asri aile olamaz
Asriliğin manası edep,irfan demektir
Bizdekine gelince düpedüz bo. yemektir

Osman Yüksel Serdengeçti


Aile


Sağ çıkıp günlük savaştan
Evin yolunu tutmuşum
Yemek yedik, çocuklarım uyudu
İniyor üstüme yavaştan
..........
..........


AKŞAM VE ÇOCUK

Zaman iyice alçaldı... aşklar
görünür oldular ve 'mazi kalbimde yara...'
o konak, yıkık, harap, anımsıyorum,
bulutlar ağır ağır inerdi odalara...

beklerdim, aşklar birer türküydü!
bir kızak, sanki saplanmış kara;
hiç bir şey kımıldamaz, öyle dururdu,
annemsi bir sessizlik çökmüş duvara...

o konakta herkes, büyük aile,
koştururdu, yazlar sanki bir sara



AH! NEYDİ BENİM GEÇLİĞİM

Nerde böyle hüzünlenmek o zaman;
İçip içip ağlamak,
Uzaklara dalıp şarkı söylemek;
Hafta sekiz ben eğlentide;
Bugün saz,yarın sinema,
Beğenmedin Aile Bahçesi;
Onu da beğenmedin,parka;
Sevdiğim dillere destan;
Sevdiğim,
Meyil verdiğin;
Ben dizinin dibinde elpençe divan,
Samanlık seyran.

TRAPEZCİ

Mustafa Öz'e

Girecektin elbette trapezcinin gözüne
sendin çünkü
salıncakta ellerini
korkusuzca bırakan
ama üçüncü sınıf da olsa
hiçbir sirk
çadır kurmadı doğduğun
taşra kentine

Gemi yaptığın terliklerin içinde
bırakırdın düşlerini
halının mavi kıvrımlarında uzanan
sen nehrine
ulaşmaktı tek amacın
salonda büfede duran
eyfel kulesi biçimindeki
kolonya şişesine

Bahçe duvarını atlarken

“Şiirler” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir